Nasıl olacakmış İlker Paşa

Yaaa neymiş İlker Paşa.Bir daha buna benzer bir durumla karşılaşınca ilk olarak açıklama yapmadan Başbakan ve Cumhurbaşkanıyla bir görüşecekmişsin değil mi? Daha anlayıp dinlemeden hemen değersiz bir kağıt parçası demeyecekmişsin,Orduyu yıpratmak istiyorlar derken önce kendine bir bakacakmışsın acaba bu açıklamayı yapmam doğrumu oldu diye….
Şimdi ne oldu,Zekeriya Öz Belgenin aslını ortaya koyuverince kaç paralık oldunuz.Sayın İlker Başbuğ siz Türkiyenin içte ve dışta en önemli kurumunu temsil ediyorsunuz.Böyle mahalle ağzıyla konuşmaya,açıklama yapmaya hiç ama hiç hakkınız yok.Heleki Orduyu yıpratmakla suçladığınız insanlar bu Memleketin Darbelerden kurtulması için çabalarken sizin onları savunarak bunu yapmanıza hiç hakkınız yok.
Herşeyin bir zamanı var.Konuşmanın da,Susmanın da,Dinlemenin de….

Darbe isteyen Ahmaklara!

Severek takip ettiğim bir Blog’tan bu yazıyı aktarıyorum.Okuyun ve Düşüncelerinizi Lütfen bizimle paylaşın.

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim…”

Rahmetli Eski Başbakan Adnan MENDERES’in ölümlü dünyadaki son sözleriydi bunlar…

İmralı’da asılmadan hemen önce “adet gereği” bir arzusu olup olmadığı sorulduğunda, orada hazır bulunan bir İmam ile görüşmek istediğini söylemişti. Ama insafı bulunmayan “darbeciler” kanunda yeri olmadığını söyleyerek izin vermemişlerdi buna. Aslında bu davranış gaddar/eline kan bulaşmış/gözünü kan bürümüş darbecilerin yaptıklarının yanında hiçte şaşılacak birşey değildir elbette.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 17 Eylül 1961′in sabahında saat onu beş geçe Menderes’le doktorlar arasında geçen diyaloglar, 27 Mayıs Cuntası’nın sadece Masum ve Suçsuz Menderes’e değil MİLLETİMİZE ne denli kin ve nefret duyduğunun çok çarpıcı bir örneğidir!

Ord. Prof. Sedat Tavat “Prostat muayenesi yapmayı unutmuşuz!” diyerek tarihe “zulme ortak olan bir tıp adamı” olarak geçmiş bir isimdir: Odada bulunan “komutan” da Menderes’e “Utanmayın, utanmayın” diye sesleniyor!

Menderes “İstirham ediyorum, yapmayın” diyor; ancak Utanmaz zalimler bir kere karar vermişler devrik başbakanı aşağılamaya, ona sınırsız ıstırap çektirmeye…

Taammüden yapılan Prostat Muayenesi’nden dört buçuk saat sonra asılacaktır Menderes.
Prostat tanısı konsa ne yapılacaktı ki bir düşünün?! Acaba asılmadan 4 saat önce ameliyat mı yapacaklardı hastalığın giderilmesi için! Tabiki hayır. Bu Menderes’e yapılan psikolojik işkencelerden sadece birisiydi…

Sadece psikolojik miydi işkenceler? Avukatının nerde olduğunu sorduğu zaman görevli askerden yememişmiydi tokatı?

Şimdi sizlere sesleniyorum ey memleketin aciz, şahsiyetsiz, onursuz “AYDIN” ları…

Siz bunları mı istiyorsunuz tekrardan, “asker neden görevini yapmıyor” diyerek hayıflanmanız bundan mıdır ? Görevini bilmeyen askerler değilmiydi vatanımızı “karanlık çağ”ın içine sokan? Onlar değil miydi bir ülkenin BAŞBAKANINI ipte sallandıran? Askerimizin görevi bu mudur, yönetim şeklimiz Cumhuriyet değilde “Askeri Dikta” mıdır yoksa?!

Herkes aklını başına almalıdır… Özellikle gençler kendine gelmelidir, silkinmelidir artık.. Solculuk,sağcılık,dincilik,dinsizlik oyanayacak zaman değildir. Zaman, vatanına sahip çıkma zamanıdır, partizanlık zamanı değil! Zaman, üniversitelerin bilim yapıldığı yerlere dönüştürülmesi zamanıdır, baş örtüsü tartışma zamanı değil!

İnancı olmayanın vatanı, vatanı olmayanın inancı, inancı ve vatanı olmayanın insanlığı olmaz.

Ergenekon,Gladio,kısaca Kaos ve Türkiye

Baştan sona okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.Kirli bağlantılar ve karanlıkta kalmış gerçekler hepsi birarada bu yazıda…

Ülkemizde yaşayan hain dönek çift dinli sebataycıların demeçleri; “20. yüzyılda yahudiler iki devlet kurmuştur. Türkiye ve İsrail’dir”.

Amerika başkanı, Amerika’da eğitim gördüğü sırada 33. derece mason olan Süleyman Demirel’i ziyaret ederek, kuracakları yeni dünya düzeni hakkında bilgi vererek Demirel’in yerini belirlemiştir.

Ülkemizdeki satılmış yazarlar ulusal kurtuluşumuzu sağlamış olan Mustafa Kemal Atatürk’e küfür eden asılsız iğrenç iftiralar atan rıza nuri gibi yazarlar, Atatürk’ü kendileri gibi sebataycı ve mason ilan ediyorlar ancak gösterdikleri kaynaklar ise hep İngiliz ve Fransız kaynaklarıdır.

bu İslamcı gibi davranan satılmışlara örnektir. Bir de entelektüel satılmışlarımız var Orhan Pamuk, Moon tarikatı üyesi ve sebatataycıdır “30 bin kürt ve 1 milyon ermeni öldürdük”, fanatik ermeni ve pkk lıların dışında kimse böyle bir açıklama yapmazken, Orhan Pamuk’ta “ben biliyorum bu iş böyle oldu” deme edası nerden geliyor. Amerikan basınına verdiği demeçler “korkudan Türkiye’ye gidemiyorum” vb saçma sapan açıklamalar, bence bu adama bir an önce Nobel ödülü verilince o zaman bizde Orhan Pamuk’ta rahatlar.

Mason ve sebatist yapılanmanın Atatürk’ü silme çalışmaları, İsmet İnönü’nün Türk liralarındaki Atatürk resmini silip yerine kendi resmini basması ile başladı.

Okumaya devam edin

Korsan’a Evet!

Haber Sitelerinde ve Televizyonlarda dün yani 21 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul Polisinin 1 Milyon Korsan Kitap ele geçirdiği söyleniyor.Ve bu Büyük Başarı ! kutlanıyor adeta…

Halbuki ben Kişisel olarak Ülkemiz koşullarında Korsan Ürünleri Destekliyor ve Savunuyorum.Dikkat edin Ülkemiz Koşullarında diyorum,Zira Avrupa Ülkelerinde bu olayın bizdeki gibi algılandığını düşünmüyorum.Gerek Film ve Oyun Cd’leri olsun,gerekse Kitap olsun Ülkemiz gelir düzeyi gözardı edilerek hadi onuda geçtim Avrupa Ülkelerindekinden de fazla fiyata halka satılmak isteniyor.Bir nevi Orjinal ürün diyerek Halk sömürülmek isteniyor.

Özellikle Kitap Sektöründeki inanılmaz Fahiş Fiyatlar zaten okuma düzeyinin düşük olduğu Ülkemizi adeta bile bile Cahilleştirmek istercesine kimse Kitap almasın mantığıyla malum çevreler tarafından kullanılıyor diye düşünmüyor değilim.

 

Kültürlü ve Gelişmiş bir Toplum olmanın yolu Okumaktan geçer.O halde Kitaplar neden bu kadar pahalı?Bu konuda yazıyorum çünkü kendimde Kitapçıyım.Sadece 2 Kitapla örnek vereceğim.Biri Şu Çılgın Türkler diğeri Ahmet Maranki’nin Şifalı Bitkiler Kitabı.Çılgın Türkler’in Satış Fiyatı 22,5 tl,alış fiyatımız 17,5 tl idi o Dönem.Ama Korsanı 4 tl evet yanlış okumadınız 4 tl.Diğeri Ahmet Maranki Satış Fiyatımız 25 tl alış Fiyatımız 20 tl.Korsanı yine 4 tl.

Bunları gözönünde tutarak soruyorum şimdi :

  1. Baskı Kalitesi aynı olmasına rağmen bu adamların 4 tl’ye bize verebildiği Kitabı siz nasıl 17,5-20 tl ‘ye maledebiliyorsunuz ?
  2. Amacınız Kitap yayınlayıp para kazanmak mı yoksa para kazanmak yetmez Servetime Servet katayım mantığı mı?
  3. Bu Fahiş fiyatlarla amacınız Toplumun Okumuşluk ve Kültür Düzeyini baltalamak,Zengin kesimin alacağı Kitaplarla da masrafları çıkarmak mı?
  4. Korsana giden para Çetelere gidiyor iddiasındasınız ben buna inanmasam da,acaba size gelen paralar nereye gidiyor?

Soruları çoğaltmak mümkün.Ortalama bir kitap 12,5 tl ‘den aşağı değilken,Orjinak bir Film 9 tl’den aşağı değilken ve Orjinal Oyunlar nadiren 50-60 tl genelde 125 tl civarındayken bu Ülkede Korsana Hayır demek için,Mücadele etmek için ancak Ahmek-Budala olmak gerekir.Bugün 2 Kamyon Kitap yakalarsınız,yarın 10 Kamyon daha basılır.Adamlar bunca zarara rağmen hala bu işe devam edebiliyorsa demekki o düşük fiyatlar bile iyi para kazandırıyor.

Son olarak Ülkemiz Hükümetinin ve Aklı Selim kişilerin bu Korsan Olayında ki asıl sorumlunun Ülke Halkını düdükleyelim mantığında olanlar olduğunu farketmesini temenni ediyorum.Belki Farkederler….

Ak Parti Hadi artık!

Geçmişten bugüne bu Davanın yolunda yılmadan ilerledik.Elimizden gelen Destek ve Hizmeti verdik Ak Parti için.Peki karşılığında ne aldık,ne geçti elimize.İktidar olduğu günden bugüne Oy’unu aldığı kesime bırakın hizmet etmeyi adeta en çok Oy aldığı kesimi ezdi.

  • Türban Sorunuyla ilgili atılmış net bir adım halen yok ve Ufukta da gözükmüyor.
  • Yaz Kuran Kurslarıyla (Yaş Sınırı) ilgili yapılmış bir çalışma yok.
  • Üniversite Sınavında Meslek Liselerine Haksız bir şekilde uygulanan Katsayı kısıtlaması ile ilgili bir adım yok.
  • Lise ve Üniversite Mezunu olup Piyasada İşsiz olarak gezen Gençlerimizin Büyük çoğunluğu Meslek Lisesi çıkışlıdır ama bununla ilgili atılan bir adım olmadığı gibi KPSS Sınavı bu gençleri tamamen çıkmaza sokmaktadır.
  • Sadece İnancı gereği Başını örten yada Sakal bırakan Gençlerin İrticacı diye yaftalanıp okuldan atılması meselesi ve bunlara halen bir Af çıkmaması ayrı bir Skandal.

Ve bunlara ilave edilebilecek pekçok madde var.Peki Ak Parti bu kesimin yani Mağdur kesimin ne zaman Sesi olacak?Sol İktidarlar Hükümet olunca derhal Kadrolaşmaya başlarken ve dahası ÇAlışan Personeli Dinci,İslamcı gibi Sıfatlarla işten atarken Ak Parti Kpss Rezaletiyle neden İmam Hatip ve Meslek Lisesi çıkışlı Gençlerin önünü tıkıyor ve İşsizliğe mahkum ediyor ? Neden kendisine Oy verenlerle Kadrolaşma yoluna gitmiyor ?

Parti Kurmayları Aklını başına almaz ve bu şekilde devam ederse İl ve İlçe Teşkilatları nerde Zengin ve Kalburüstü adam  varsa onların mekanı olacak ve Devlet Kadrolarına yine Sol Kesimin Çocukları çöreklenecek.Meslek Liseli gençlerde tıpkı Hindistandaki kast sisteminde olduğu gibi Ya Marketlerde Güvenlikçi,yada Manav Reyonunda iş bulabilecek kendisine.Hemde Üniversite Diplomasıyla….

Sizi biz İktidar ettik bunu unutmayın.Bugün Medya Organları yükleniyor size,diyorlar ki ;

Akp Hükümeti kadrolaşıyor.Baştan aşağı Yalandır.Akp yine eski tas eski hamam Sol Kesimin Kadrolaşmasına göz yummaktadır.Keşke Kadrolaşabilseydi.Son olarak bu seçimlerde ki düşüş sadece bir uyarıydı,bu şekilde Oy aldığınız kesimin mağduriyetini devam ettirirseniz gelecek seçimde yiyeceğiniz Tokat’ı Hayal bile edemezsiniz!!

Türkan Saylan şimdi konuş!

Evet Türkan Saylan’ da geçmişte Toprağın birde alt kısmı olduğunu unutanlardan biriydi ve dün onun öldüğü haberini alınca açık konuşayım hiç üzülmedim.Bu Ülkeye hiçbişey vermediği gibi pekçok şey aldı Bu Güzel Ülkeden kendisi.Kardeşi kardeşe düşürmek ve Müslümanlar arasına Nifak sokmak için çırpındı bir ömür boyu.Mücadelesini verdiği şey kesinlikle Çağdaş bir Yaşam değil aksine Dinsiz bir Yaşamdı….

Bu Kadın için uzun uzadıya yazıp kendimi yoracak değilim değmez çünkü.Ve şuanda eminim bugüne kadar yaşamışların içinde en Ağır ve Zor hesap verenlerden birisi kendisidir.Ölmeden önce bir Ömür boyu Türban Savaşı vermesine rağmen kafasında Türban bağlı bir şekilde bu Halkın ve Medyanın önüne çıkmak zorunda kaldı ya,Rabbime Şükürler olsun.İşte Türkan Saylan’ın kayda değmez ömründe yaptığı bazı icraatlar :

http://gulask.milletmeclisi.com/blog/iste-saylanin-misyonerlik-belgesi/   

 

Konyada PKK Operasyonu

Kendi Memleketimizden böyle bir haberi vermek üzücü ama az önce Ajanslara düşen bir Haber bu.Konya gibi bir Hoşgörü Merkezinde bu tip Vatan Haini,Şerefsizlerin bulunması üzücü ama Polisin yaptığı Operasyonla yakalaması da bir o kadar sevindirici.
Zaten Malum Partinin tüm Yandaşlarını toplayıp tıkmadıkça içeri bu Ülke düzelmez !
Konya’da terör örgütü operasyonu. DTP İl Başkanı Ayfer A’nın aralarında olduğu 18 kişi PKK ile bağlantılıı oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı.
Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen operasyonda aralarında Demokrat Toplum Partisi (DTP) Konya İl Başkanı Ayfer A.’nın da bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı.

Polis, çoğunluğu üniversite öğrencisi olduğu öğrenilen kişilerin PKK ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kaldıkları evlere ve yurtlara baskın yapıldığı kaydedildi.

Operasyona 30 ayrı polis ekibi katıldı.

Kod Adı:Ergenekon

ETÖ hakkında yapılan soruşturmada hergün başka bir ilginç haber çıkıyor karşımıza.Bugünde Kişi ve Kurumlara Dinlemeye takılmamak için taktıkları Kod Ad’ları basına yansıdı.İşte o Kodlar ve kimi temsil ettikleri :)

Ayışığı: Genelkurmay Başkanının görevinden çekilmesi ve Hükümetin yıkılması için uygulanacak ana plan.
Yakamoz: Ayışığı planı ile birlikte yürütülecek ve Ayışığı’nın başarıya ulaşmasını müteakip yapılacak şeyleri ihtiva eden ikinci plan.

Yetim: Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök.
Gemi Aslanı: Başbakan Tayyip Erdoğan. 
Yörük: Cumhurbaşkanı Necdet Sezer.
Sarı Öküz: YÖK ve Devletin temelini oluşturan ilkeler.
Karanlık Doğan: Aydın Doğan 
Akıllılar: Demirel gibi daha evvel bu tür tecrübeler geçirmiş kişiler. 
Ağa Sınıfı: Patronlar, TÜSİAD ve diğer işveren kuruluşları ve dernekler.
Koro: Medya, psikolojik harekat elemanları, YÖK, iş adamlarına ait dernekler, sendikalar vb planı kamuoyuna taşıyacak ve propaganda edecek unsurların tamamı.
Koro Şarkıları: Kamuoyuna yapılacak açıklamalar.
Irgatlar: Sendika temsilcileri ve işçiler.
Ocak: Ordu, TSK.
Anayazıt: Anayasa.
Büyük Ev: TBMM.
Sınıf: Ayışığı ve Yakamoz planlarını yapan ve uygulayan kadro.
Sırtlan: ABD.
Çıyan: Avrupa Birliği.

Yeşil ve Ergenekon bağlantısı mı?

Son Günlerde Ekonomik Kriz,İşsizlik vs. hepsi unutuldu varsa yoksa Yeşil… Peki bu Rağbetin anlamı ne ?  2 -3 gündür Haber Sitelerinde Sürekli Yeşil (Mahmut Yıldırım) la ilgili haberler revaçta.Oğlunun yazmış olduğu kitabın çıkış zamanı ve medyanın bunun üstüne balıklama çullanması bana manidar geliyor.Acaba Ergenekonda yeni bir Dalganın Habercisi mi bu gelişmeler.

Belki bu kitap yayınlanana kadar üzerine düşülmedi belkide bilinçli olarak değinilmedi ama bence şuan Hayattaysa şayet ben yaşadığına inanıyorum Ergenekon’un yaşayan en önemli tanıklarından birisidir bu Yeşil..Geçen gün Haber7 bir haber yayınladı ve bu haberde Yeşil’in Susurluk kazasından sonra ortadan kaybolduğu sanılıyor gibi bir ibare vardı.Ayrıntılara dikkat ederim herdaim ve bu dikkatimden kaçmadı çünkü yine kısa bir süre önce de Çatlı’nın Kazada ölmediği ama Odunla dövülerek öldürüldüğü iddia’ları gündemdeydi.Bu iki haberi birbirine uyarlayarak ve zamanlamasına dikkat ederek acaba diyorum Çatlı o kazada sağ kurtulunca onu Yeşil mi öldürdü ? Ve bu emri veren kişiler tarafından yurtdışına mı kaçırıl dı? 

Gerçekler elbet günyüzüne çıkacak ama bunca soruşturma bunca gizli kapaklı işler çevrilmiş ve bunların medyaya aktarılan kısmı yada Halka bildirilen kısmı diyelim nerdeyse Devede Kulak kalıyor.Ve bu Asrın davası Sulandırılmak üzere.Şahsen kendi adıma hergün şurda şu kadar mermi,burda bu kadar bomba bulundu haberleri yerine bu dolapları kimin çevirdiğini duymak istiyorum.Gerçekleri Youtube ‘de yayınlanan ses kasetlerinden değil Yetkili ağızlardan duymak istiyorum.

En kısa zamanda bu davayla ilgili daha net ve daha cesur adımlar atılması ve Ülkemizin üstündeki Karabulutların dağılması dileğiyle…

Atatürk’le Aldatmak 1

Sahte Atatürkçülerden bahsetmişken işte haberi :)

Hep partiler Atatürk istismarcılığı yapacak değil ya. Olay Mersin’de yaşandı. Uyanıkların maskesini şiddetli fırtına düşürdü..Yaşanan olaya kamuoyu büyük tepki gösterirken vatandaşlar; 

kullan“Biz onu sadece Atatürk resmi zannediyorduk baz istasyonu olduğunu bilseydik tepkimizi gösterirdik, meğer senelerdir orda var olan bir baz istasyonu varmış. Fırtına olup ta posterlerden birinin düşmesinden sonra baz istasyonunu gördük. Yerleşim yerinin ortasında böyle bir baz istasyonunu istemiyoruz diyerek tepki gösterdi.’Buna kim nasıl izin vermiş bilmiyoruz, meğer bizim çocuklarımız orda, baz istasyonunun altında senelerdir kurs alıyorlarmış. Bazı çocuklarını aileler kurstan aldı, ne yapacağımızı şaşırdık meğer Atatürk posterleri neyi örtüyormuş” ifadelerini kullandılar.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.